Metropolde yaşamak giderek zorlaşır; daha sade, daha yeşil, daha özgür, daha özgün bir yaşam isteğiyle elveda denilir ve küçük bir kente göç edilir.
Önce dünya varmış denilir, sonra metropolle kıyaslanır, kimi yoksunluklara hayıflanılır, sükûneti baş tacı edilir, pis havasına hayret edilir, insanların hırstan yoksun olmasına şaşılır, rehavetine gıpta edilir.
Beş dakikada her yere ulaşabilmek güzeldir, işlerini kolayca halledebilmek büyüleyicidir. Hayatın umduğun kadar sade değildir, ama daha kolaydır, zaman senindir, şarap ucuzdur, boğaz kıyıları henüz yeşildir.
Kimi tayinle gelmiş burada kalmış, kimi emekliliğini burada sürdürmeyi seçmiş göçmen ve yerli kafadarlarla dostluklar kurulur; korolara katılınır, sazlar, utlar çalınır, şarkılar, türküler söylenir...Şiir okunur, aşık olunur, dedikodu yapılır.
Kaz Dağları'na gidilir, Güzelyalı'da kışın termostan sıcak şarap içilir, Bozcaada'da Homeros okunur, Ayazma'da denize girilir, Çardak'ta piknik yapılır, Ayvacık'ta kamp kurulur.
Göçmenler Troya'da dinlenir, ikinci hayat yaşanır.
Önce dünya varmış denilir, sonra metropolle kıyaslanır, kimi yoksunluklara hayıflanılır, sükûneti baş tacı edilir, pis havasına hayret edilir, insanların hırstan yoksun olmasına şaşılır, rehavetine gıpta edilir.
Beş dakikada her yere ulaşabilmek güzeldir, işlerini kolayca halledebilmek büyüleyicidir. Hayatın umduğun kadar sade değildir, ama daha kolaydır, zaman senindir, şarap ucuzdur, boğaz kıyıları henüz yeşildir.
Kimi tayinle gelmiş burada kalmış, kimi emekliliğini burada sürdürmeyi seçmiş göçmen ve yerli kafadarlarla dostluklar kurulur; korolara katılınır, sazlar, utlar çalınır, şarkılar, türküler söylenir...Şiir okunur, aşık olunur, dedikodu yapılır.
Kaz Dağları'na gidilir, Güzelyalı'da kışın termostan sıcak şarap içilir, Bozcaada'da Homeros okunur, Ayazma'da denize girilir, Çardak'ta piknik yapılır, Ayvacık'ta kamp kurulur.
Göçmenler Troya'da dinlenir, ikinci hayat yaşanır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder